'' ... sonra kıs kıs güldü, doğruyu yanlıştan her konuda ayıran akıl, çocuk gibi yoldan çıkmasını da biliyor. ''
Uzun zamandır kitaplığımda bulunan bu kitaba elim bir türlü gitmiyordu. Yeni yılın gelişi ile aslında kitaplığımda bulunan okunmamışlardan başlayarak 40 kitaplık okuma hedefime hızlı bir adım atmak istedim ve açıkçası 2020'nin ikinci kitabı olan Kule'yi üç yada dört günde bitirdim.
Ve artık konusundan ve görüşlerimden bahsedebilirim..
Olaylar ortaçağ zamanında, Meryem Ana Kilisesi'nde geçiyor. Seçilmiş kişi olduğunu düşünen
Başrahip Jocelin kilisenin tepesine upuzun bir kule diktirmeye karar verir. İşçilerin başı Roger Mason ve diğer işcçiler temeli asla sağlam olmayan bu kilisede kule yapımına başlarlar. Roger Mason her ne kadar bu kulenin inşa edilemeyeceğini, kilisenin temelinin buna el vermeyeceğini rahibe anlatmaya çalışsa da Baş Rahip Joceline bunu onun hayattaki en büyük görevi olduğuna inandığı için asla söz dinlemez. Kule yapılmaya devam eder, uzadıkça uzar ve eğilmeye başlar. Kulenin eğilmesi bir yana bir de kilisenin temizlil işlerinden sorumlu Pangall ailesi, kulenin yapımından ötürü çok fazla sıkıntı çeker ve olaylar onlar için hiç iyi ilerlemez.
Olaylar aslında kimse için iyi ilerlemiyorken, en başta kulenin efsanesine kapılmış olan Jocelin artık günden güne eğilen kule için endişelenmeye başlar. Ve bu endişesi onu yiyip bitirmeye başlar.
................
Kendi görüşlerime geçecek olursam..
Çok yavaş ilerleyen ve ortalara doğru artık tekrar eden bir olay örgüsü olduğunu düşünüyorum.
Kesinlikle sonunu merak ettiğimden belki de bu kadar kısa sürede bitirmiş olabilirim.
William Golding'i Sineklerin Tanrısı kitabında tanımış ve aslında anlatımının ağdalı olduğunu düşünmüştüm ki bu kitabında da fikrim hala aynı..
................
Bir sonraki kitap yorumum ve yazımda görüşmek üzere..
Yeni fikirler ve görüşler için sosyal medya hesaplarımdan bana ulaşmayı unutmayın !🧡

Yorumlar
Yorum Gönder