Neler okudum , Nasıl başladım ?
Bir anda elime aldım ve okumaya başladım.. Demek ben de isterdim lakin öyle olmadı.. Küçüklüğümden beri kitap okumayı seven birisiydim lakin her öğrencide olduğu gibi sınav dönemimde asla elime almadım ( keşke bırakmasaydım ). Sınav dönemi bitti ve yaz aylarında aslında başlamak istiyordum ama ne okusam nereden başlasam pek de bir fikrim yoktu açıkçası. Popüler kültür hayatıma işte tam da o zaman olumlu bir etki bıraktı ve o dönem tekrar popülerlik kazanmış olan Stefan Zweig kitaplarına ilgi duymaya başladım.
Elimde toplu param vardı ve o an dedim ki evet sedef bu parayı kitaba yatırmalısın.. Ve toplu bir kitap siparişi verdim çoğu kitaplarım Stefan kitaplarıydı.
Ve devamında üniversiteye başladıktan sonra kitap okuma yelpazemi biraz daha geliştirdim ve bu dönemde bir kitap kulübüne katıldım. Bu sayede İngiliz edebiyatından eserler de okumuş oldum.
Sizlerle önce kitap kulübü aracılığıyla okuduklarımı ve sonrasında diğerlerini paylaşacağım.
(Hem kitap arkalarını hem de kendi yorumlarımı ekleyeceğim)
Haydi başlayalım ...
( Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi )
Northanger Manastırı
Jane Austen bu kitabında Taşra hayatını , genç kız masumiyetini ve aile değerlerini zarif olduğu kadar ironik üslubuyla işledi.
Northanger Manastırı Jane Austen'ın yayımlanmak üzere tamamladığı ilk romanıdır.
Benim de severek okuduğum bu kitap Jane Austen'ın ölümünden sonra 1817 yılında yayımlandı.
Kitaba başladığınızda Catherin karakteri bizi karşılıyor ve kitap boyu güçlü karakteri ile iyi işler beceriyor. Başlarda kurduğu arkadaşlıklar çok doğru gelse de sonlara doğru bu arkadaşlığın yanlış olduğunu ve en önemlisi aile bağları hakkında bize kötü gibi görünen kararların aslında ne kadar doğru sonuçlar doğuracağını anlıyoruz.
Kesinlikle tavsiye ettiğim kitaplar arasında.. Puanlamam gerekirse :8/10
Frankenstein ya da Modern Prometheus
Marry Shelly eseri olan Frankenstein benim için önemli bir kitap lakin bunun önemine değinmeden kitap arkasına bir göz atalım.
Marry Shelly yaşadıkları zamanın en önemli yazar ve filozoflarından olan William Godwin ile Mary Wollstonecraft'ın kızıdır. Marry 1816 yılında eserleri üzerinde büyük etkisi olan , İngiliz şiirinin saygın isimlerinden Percy Bysshe Shelly ile evlendi.
Frankenstein Mary'nin çok genç yaşlarında kaleme alınmıştı ve gerek kadın olması gerekse bilim kurgu alanında sağlam bir romana sahip olması sayesinde Mary o döneme damgasını vuran isimlerden olmuştu.
Frankenstein iki asırdır dünya edebiyatını ve diğer tüm kültür ürünlerini etkilemeyi sürdürmektedir.
Şimdi benim için önemli olan kısmına gelelim... Normalde kitaplarda ön söz kısmını pek okumayan birisiydim lakin bu kitapta bir şey beni ön söz okumaya itti ve okudum (iyi ki okumuşum). Eğer okumasaydım kitabı asla anlamazdım. Neden mi ? Çünkü filmlerinde geçtiği gibi Frankenstein yaratık değil aslında onun yaratıcısının ismidir. Ama bu filmlerinde yanlış konu edinilmiştir. Ve ben de bunu böyle biliyordum ama ön söz ile birlikte yanlış bildiğimi düzeltip kitaba öyle başladım. Gelelim Frankenstein'a.. Yaratılışından itibaren duygusuz ve pek bilgisizdir. Yaratıcısının onu terk etmesi üzerine bahçesine gizlice yerleştiği bir aileyi sürekli izleyerek ve takip ederek konuşulan dili öğrenmiş ve onlardan gördüğü kadar sevgi ve merhameti öğrenmiştir.
Lakin görüntüsü itibarı ile kime sevgi ile yaklaşsa herkes ondan korkuyordu..
Eh gerisini de okuyup öğrenin...
Tavsiye listemin arasında bulunuyor kesinlikle.. Puanlamam gerekirse de : 7/10
Yorumlar
Yorum Gönder