'' Bir çok insanın hayatı, diye içinden geçirdi Marianne, bir başkasıyla bu kadar yakınlaşamadan geçip gidiyor ''
İrlanda'nın küçük bir şehrinde yaşayan Connell ve Marianne, aynı okulda okuyan, ama aslında birbiri ile alakası olmayan çocuklardır. Connel'in annesi Marianne'nin evinde hizmetli olarak çalıştığı için okuldan sonraları Marianne'nin evinde ara ara denk gelmektedirler.
Marianne okulda asla kimseyle konuşmayan, tamamen kendi halinde takılan bir kız, Connell da bir numarası olmayan bir çocuk.
Kitap bu ikilinin lise hayatından üniversite hayatına uzanıyor.
Konusundan biraz bahsetmişken asıl kendi görüşlerime geleyim. Uzun zamandır okunacaklar listemde bulunan bir kitaptı. Çok çok çok fazla kez sosyal medyada karşıma çıkıyordu ve açıkçası hakkında yazılan yorumlar da hep çok beğenildiği üzerineydi.
Açık konuşmak gerekirse ben abartıldığı kadar güzel bir kitap olduğunu düşünmüyorum ama hani kafa yormayan, böyle akıcı bir kaç gün içerisinde bitirilebilecek, karışık olay örgüsü olmayan bir şeyler arıyorsanız okuyabilirsiniz.
İkili arasındaki ilişki o kadar git gelli ki bir noktadan sonra ' lütfen siz bir daha bir araya gelmeyin' diyorsunuz. Hayatları bir çok noktada kesişiyor ama o kadar saçma davranıyorlar ki başta birbirlerine ve sonra kendilerine. Ama dönüp kendime baktım, o yaşlardaki hal ve hareketlerime, ben farksız mıydım ? Belki de daha karışık, daha saçma duygu durumlarına girdim. Bu yüzden o yaşa göre değerlendirmek gerektiğini de düşünüyorum.
Ve sonu da beklentimden çok çok bambaşka uzak bir noktada bitti.
Beğenmeme sebebim galiba okuduğum onca yorumlardan sonra beklentimin çok yüksek olmasıydı.
Keşke okumasaydım demiyorum asla çünkü kitaplığımda bulunması da bir yandan hoşuma gidiyor.
Uzaktan Kumandalı Kız
İthaki Yayınının Bilim Kurgu serisinden olan bu kitap gelecekte geçmekle birlikte Huckster Yasası isimli bir kanun ile tamamen reklamsız, reklamların yasak olduğu bir dönemi anlatmaktadır. Şuan içinde bulunduğumuz dünya, bizi çevreleyen reklam panoları, afişler
ve özellikle online reklamlardan bıkmış birisi iseniz kulağa çok hoş gelen bir dönem.
Kitap 17 yaşında P. Burke isimli bir kızın intiharı ile başlıyor. İntihar ederek yaşamına son vermek isterken Burke'nin karşısına bir teklif geliyor ve bu teklif ile kız bambaşka bir hayata adım atıyor.
P. Burke'nin bu hayatta görevi artık reklam yapmanın başka bir yolu olmaktır. Kanun gereği reklam yapmak yasaktır ama insanlar ürünleri nasıl tanıyacak, nasıl bilecekler ? İşte tam da bu noktada Burke'nin görevi devreye giriyor.
Burke'nin beyni yıkanıyor diyebilirim, gelecekte bunun nasıl olabileceğini düşünü bi..
Sonrasında reklam yasağının kötü bir şey olduğu, üstleneceği görev ile topluma çok büyük bir katkıda bulunacağı ona empoze ediliyor.
Asıl olaylar yani akıcı kısım son 20-25 sayfa içerisinde gerçekleşiyor diyebiliriz. Kurgu dışında biraz da aşk hikayesinin eklenmesi, asla bilmediğimiz ve sadece okuyarak hayal edebileceğimiz bir dünyadan bizi birazcık da olsa uzaklaştırıyor ki bence bu güzel bir şey.
Açıkçası akıcı bir dili yoktu ve ithaki yayının bu serisinde çok çok distopik bi kurgu var ve bazen okurken rahatsız oluyorum. Yani bu yorumum özellikle bu kitap için geçerli değil ama genel olarak bu serideki bu özellik okurken insanı yoruyor diye düşünüyorum.
Neden okuyorsun diye soracak olursanız, normal kurgulardan sıkıldığımda araya ütopik, distopik kitaplar sıkıştırmak hoşuma gidiyor.
Daha fazla kitap yorumu için @justabitblog instagram hesabımı takip edebilirsiniz 💙


Yorumlar
Yorum Gönder